Filozofların en çok üzerinde durdukları ahlâk konusu, bütün insanlarda ortak ölçü olan aklın kontrolünde ve toplumun isteğine uygun ahlâkî davranışların gerçekleşip gerçekleşemeyeceğidir. Bu düşünce, şu soruları da beraberinde getirmektedir:
*Kişinin yaptığı eylemlerin ahlâka uygun olması gereklidir. Bu açıdan insan eylemlerinin yöneldiği bir amaç var mıdır? Böyle bir amaç varsa, bu amaç nedir?
*Toplum ve toplumdaki kanunlar, gelenek ve görenekler bazı eylemleri yapmayı hoş karşılamaz; yasaklar ya da sert tepki gösterir. Bu durumda birey, her zaman topluma ve ondaki kurallara uyarsa yaptığı eylemlerde özgür olabilecek midir? Yani insan, ahlâkî eylemde bulunurken özgür müdür? Özgürse ne kadar özgürdür? İnsanda hür bir irade var mıdır?
*Bütün insanlar için geçerli olan ve herkesin rahatça benimseyeceği evrensel ahlâk kanunları var mıdır? Varsa bu kanunların nitelikleri nelerdir?
*Ahlâkî yargıların niteliği nedir?
*Acaba toplumun belirlediği “iyi” veya “kötü” dediği davranış ve hareketler gerçekten böyle midir?
*Toplumun otoritesinin kaynağı nedir?
*İnsanın her dönemde ve her zamanda değişmesi mümkün müdür? İnsanın varoluşu buna uygun mudur?
*İnsan yaratılışı bakımından bencil (egoist) mi yoksa özgeci (diğerkâm, altruist) midir? Başka bir deyişle insanın doğası ahlaklı olmasına elverişli midir?
*Eylemlerimizde sorumlu olduğumuz kaynak nedir? Veya ahlaki eylemlerde neye karşı sorumluyuz. Doğaya mı? Topluma mı? Yoksa kendimize mi?
Ahlâk felsefesi, bunlar gibi birçok soruya yanıt aramış ve sorunları çözmeye çalışmıştır.






İlk yorum yapan siz olun