İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Deizm (Yaradancılık)

Deizm, Tanrı’nın varlığını ve dini temellendirmelerde teizm’den ayrılır. “Deizm” kelimesi Lâtincede Tanrı anlamına gelen “Deus” sözcüğünden türetilmiştir. Varlığı akılla bilinebilen, evreni yarattıktan sonra ona karışmayan bir Tanrı anlayışını ifade eder.

Deizm, “varlığı akılla bilinen ve âleme karışmayan Tanrı anlayışı”na dayanan yarı dinî- felsefi bir öğretidir. Deizmin İlk Çağdaki temsilcisi Aristoteles’tir. Aristoteles’in tanrısı, evrene müdahale edemez; ama onun düşünmesi, varlıkların meydana gelmesi demektir. Deizmin kurucusu olarak İngiliz filozof Edward Herbert (1581-1648) gösterilir 18. yüzyılda ise deizmin en önemli temsilcisi Voltaire’dir. Voltaire, ahlâkı Tanrı’ya dayandırır. Bu görüşe göre, tümel bir varlığın, Tanrı’nın var olduğu rasyonel (akla dayalı) bir hakikattır. Öyle ise, Tanrı’nın varlığını kanıtlamak için, mucizelere, vahiylere ihtiyaç yoktur. Deizm, bu anlayışı ile dinlerdeki duygusal ve akla aykırı Tanrı tasavvurlarını ve Tanrı kanıtlamalarını reddeder.

Deizm, dine akılcı bir açıdan yaklaşmış, boş inançların ve hoşgörüsüzlüğün yıkılmasında etkili olmuş- tur. Ayrıca, Tanrı’nın evrene müdahalede bulunmadığını savunduğundan din ve devlet işlerinin ayrılmasına, bireylere inanç özgürlüğünün tanınmasına yani lâikliğin doğuşuna ve gelişmesine katkı sağlamıştır. Kilisenin her şeye müdahale etmesine karşı, âleme karışmayan pasif bir Tanrı fikri bir kısım aydınlara en büyük sığınak olmuştur. Bu bakımdan kilisenin taassubunun kırılmasında, baskısının azaltılmasında önemli rolü olmuştur.

Deizm, tanrıya inanmakla birlikte, belli bir dinin dogmalarını ve ilkelerini benimsemeyen, tanrının evreni yarattıktan sonra onu, kendi yasasına göre işlemek üzere kendi başına bıraktığını öne süren öğretidir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi deizm iki temel ilkeye dayanmaktadır: 

1. Varlığı akılla bilinebilen tanrı anlayışı 

2. Evrenin tanrı tarafından yaratıldıktan sonra kendi hâline bırakılışı; evrenin, kendi yasalarına göre işleyişi Deizm, tanrının aşkınlığını kabul etmekle teizmle birleşir; evrene ve içindekilere karışmadığını öne sürmesiyle de ondan ayrılır. 

Deizmin zayıf yanı ise dinin bir umut ve inanma evreni olduğunu dikkate almaması ve tanrıyı dinsel yaşamın dışında bırakmasıdır.

Karşıt akımlara çeşitli eleştiriler yöneltmiş olan deizm birçok problemin içinden çıkamamıştır. Örneğin; evrene karışmayan Tanrı, evreni bilmekte midir? Evrende tasarruf etkisi olmadığına göre bu Tanrı güçlü müdür? Dolayısıyla deizm, Tanrı’nın bilgisi, kudreti, gücü, iradesi, merhameti, sevgisi ve adaleti hakkında hiçbir şey söyleyememiştir. Aklî ve dinî bilinci tatmin edememiştir. 

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir